<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tatilyerleri , tatil yerleri , tatil köyleri , tatil antalya yerleri tatil yerlerin &#187; akdeniz bölgesi</title>
	<atom:link href="http://tatilyerlerin.com/category/akdeniz-tatil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://tatilyerlerin.com</link>
	<description>tatilyerleri , tatil yerleri , tatil köyleri , tatil antalya yerleri tatil yerlerin</description>
	<lastBuildDate>Sat, 06 Mar 2010 19:29:06 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>ADANA ANTİK KENTLER</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/adana-antik-kentler/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/adana-antik-kentler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 12:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[AYAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[GASTABALA HİEROPOLİS]]></category>
		<category><![CDATA[GİNDARUS]]></category>
		<category><![CDATA[MAĞARSOS]]></category>
		<category><![CDATA[MOPSUHESTİA  MİSİS]]></category>
		<category><![CDATA[SAR HİEROPOLİS COMANA]]></category>
		<category><![CDATA[SİRKELİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=1443</guid>
		<description><![CDATA[


 AYAŞ
Yumurtalık (Ayaş) ilçesi yakınındaki antik bir kent kalıntısıdır. Burada Kestanbol Kalesi, surlar, sağlam kalabilmiş kıyı kulesi, tapınak, su kemerleri, sütunlu yol, saray kalıntıları, yan yüzlerinde medüze ve çeşitli süslemeler bulunan lahitler, bir de kıyıya yakın küçük bir kale bulunur. Kıyıdaki gözetleme kulesini 1536&#8242;da Kanunî yaptırmıştır. Kule kapısında, hicri 943 (İS 1536) tarihli ve sülüs [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>AYAŞ</h2>
<p><a href="http://tatilyerlerin.com/wp-content/uploads/2010/02/adana-antik-kent.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1444" title="adana-antik-kent" src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/uploads/2010/02/adana-antik-kent.jpg" alt="adana-antik-kent SAR HİEROPOLİS COMANAX AYAŞX GASTABALA HİEROPOLİSX GİNDARUSX MAĞARSOSX MOPSUHESTİA MİSİSX SİRKELİX SAR HİEROPOLİS COMANA" width="500" height="417" /></a>Yumurtalık (Ayaş) ilçesi yakınındaki antik bir kent kalıntısıdır. Burada Kestanbol Kalesi, surlar, sağlam kalabilmiş kıyı kulesi, tapınak, su kemerleri, sütunlu yol, saray kalıntıları, yan yüzlerinde medüze ve çeşitli süslemeler bulunan lahitler, bir de kıyıya yakın küçük bir kale bulunur. Kıyıdaki gözetleme kulesini 1536&#8242;da Kanunî yaptırmıştır. Kule kapısında, hicri 943 (İS 1536) tarihli ve sülüs yazılı bir yazıt vardır.<span id="more-1443"></span></p>
<p><strong>GASTABALA ( HİEROPOLİS )</strong></p>
<p>Osma­niye İlçesinin Bahçe Köyü yakınlarındadır. Hititler ve Asurlardan kalma eski bir yerleşme yeridir. Buraya Romalılar, Hieropolis, Bi­zanslılar Gastabala, Haçlılar Boudin, Türkler de Bodrum derlerdi.</p>
<p>Sarp bir tepede, yıkık kale içerisinde Romalılardan kalma bir kilise, su sarnıçları ve bazı yapılar bulunmaktadır. Kalenin etekle­rinden   güneye  doğru  4  km&#8217;lik  bir  alana ayılan antik kenTte, Roma dönemi kalıntıları görülür: Bunlar, tapınak, hamam, akropol, mermer parkelerle döşeli cadde, mermer sütunlar, tiyatro, nekropol (yeraltı mezarlığı), Hitit ve Roma yazıtları, saray, darphane, ayrıca şarap, sabun ve zeytinyağı yapımevleridir.</p>
<h3>GİNDARUS</h3>
<p>Bahçe İlçesine bağlı Haruniye Bucağfnın 1 km güneyinde, Hacılar Köyündedir. Geçmişi Hititlere kadar uzanan eski bir yerleşim yeridir. Asurlular Hititleri yenince, kenti yakıp yıkmışlardır. İÖ VIII. yy&#8217;da Asurlular burayı onarmış. adını da &#8220;Bersara&#8221; olarak değiştirmişlerdir. Bersara, Perslerin eline geçince &#8220;Dana&#8221;, İssus Sava­şından sonra Selökidlerin eline geçince &#8220;Telanissus&#8221;, Romalıların egemenliği altına girince de &#8220;Tarutia&#8221; (LydiaAudia) adlarını almıştır. Bu eski kentin kalıntıları Hacılar köyünün kuzeyinde ve batısında geniş bir alana yayılmaktadır. Kuzeydoğuda da Semai Kalesi dış surlarının ve bazı yapılarının kalıntıları vardır.</p>
<h4>MAĞARSOS</h4>
<p>Karataş İlçesinin 5 km güneybatısında, fenerin bulunduğu yamaçta­dır. Günümüzde &#8220;Dört Direkli&#8221; adı ile tanınan eski bir liman kentidir.</p>
<p>Kentin üç yanı denizle, kuzeyi de surlarla çevrilidir; İÖ 1000&#8242;de Kilikya&#8217;nın en önemli liman kentlerinden biri olmuştur. Limana bakan yerde bir kalesi vardır. Denize inen doğu yamacında bir tiyatro, Pers seferinde Büyük İskender&#8217;in kurbanlar kestiği &#8220;Athena Tapınağı&#8221;, &#8220;Sen Nicola&#8221; adlı küçük ve kubbeli bir kilise, hamam, sarnıç ve lahit kalıntıları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>MOPSUHESTİA ( MİSİS )</strong></p>
<p>Adana&#8217;nın 27 km doğusunda, Ceyhan kıyısında, bugün Yakapınar&#8217;ın olduğu yerde kurulmuştur. Mopsuhestia Hitit, Roma, Memlûk ve Ramazandğlu dönemlerinde de yerleşim yeri idi. Kilikyalı kahraman Mopsos, Troya Savaşından (İÖ 1182) bir yıl sonra, kenti tümüyle onanmıştır. Buraya, Hititler döne­minde, Pahora (Pahru), Hellenistik çağda, Kilikyalı kahraman &#8220;Mopsos&#8217;un Yurdu&#8221; anlamına gelen Mopsuhestia denmekteydi. Selökidler döneminde, adı bir ara, Selösi diyedeğiştirilmişse de yine Mopsuhestia denmiş­tir. Kente Misis adını Araplar takmıştır. Bugünkü adı Yakapınar&#8217;dır.</p>
<p>Misis, ilk ve orta çağlarda büyük bir kentti. Ekonomik öneminden dolayı Persler burayı bir merkez olarak kullanmışlardır. Ortaçağda bir süre başpiskoposluk merkezi oldu ve Hitit, Roma, Bizans, Ramazanoğulları ve Osmanlı yönetimine kadar korundu. Dört bin yıl süresince ve özellikle Ortaçağ&#8217;daki bir yer sarsıntısından sonra pek çok yapıt yok olmuştur. 19501961 arasında burada İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Prof. Teodor Bossert yönetiminde kazılar yapılmıştır. Kazı buluntuları Adana Bölge Müzesinde sergilenmektedir.</p>
<p>Irmağın kuzeybatısındaki köprüden 200 m uzaklıktaki sırtta surlar içinde iç kale (akropol), saray, Roma İmparatoru II. Hadrianus&#8217;un yaptırdığı tiyatronun basamak lan, sahne kısmından iki friz parçası Adana Bölge Müzesindedir. Ceyhan Irmağı üzerinde IV. yy&#8217;da Bizans İmparatoru Flavius Julius Constantinus&#8217;un yaptırdığı 9 gözlü Misis Köprüsü, köprü yakınında höyük, yer mozaikleri bozulmamış olan Roma bazilikası, kuzeydoğudan gelen su yolu kemerleri, stadyum, hamam, Misis Kervansarayı kalıntı­ları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>SİRKELİ</strong></p>
<p>Adana Ceyhan yolu üzerinde, Ceyhan kasabasının 6 km güneybatısındaki Sirkeli Köyünde bir höyüktür. Hititlerden kalma eski bir yerleşim yeridir. Adana kenti içindeki Tepebağ Höyüğünden sonra, Çukur­ova&#8217;nın en büyük höyüğüdür.</p>
<p>Höyüğün Ceyhan Irmağına bakan kuzey kayalıklarında Hitit Kralı Muvattali&#8217;nin kabartması vardır. Bu kabartmadan, Mısır Firavunu II. Ramses&#8217;e karşı Kadeş Savaşına giden kralın Ceyhan Irmağını buradan geçtiği, yapıtın da İÖ 1286&#8242;dan kalma olduğu anlaşılmaktadır.</p>
<p><strong>SAR ( HİEROPOLİS—COMANA )</strong></p>
<p>Tufanbeyli (Mağara) ilçesinin 20 km kuzeydoğu­sunda. Kayseri il sınırının birkaç kilometre güneyindeki Şarköy&#8217;dedir. Hitit, Roma, Bizans ve Ermeni Krallıkları dönemlerini yaşamış  eski  bir yerleşim  yeridir.  Hititler döneminde dinsel merkezdi. Hitit anatanrıçası MağdaMater için düzenlenen törenlerin en büyüğü burada yapılırdı. Romalılar döne­minde, Hieropolis ve Comana adları ile tanınırdı. Türkler kent kalıntılarına &#8220;Sar&#8221; adını vermişlerdir. Burada yapılan kazılar, özellikle, Hitit tarihini aydınlatmıştır. Roma­lılardan kalma yapıtlar oldukça sağlam durumdadır. Roma tiyatrosu, 1945&#8242;te düşen bir yıldırımla kubbesi yıkılan sonra da büyük taşlarla onarılan Bizans Kilisesi, tümüyle yıkılmış Ana Tanrıça Tapınağının bitki motifleriyle süslü Alakapısı, hiyeroglif yazıtlar,sütunlar ve yapı kalıntıları, kayalıklarda barınaklar ve kaya mezarları da hâlâ durmaktadır.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/adana-antik-kentler/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/adana-antik-kentler/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/ayas/" title="AYAŞ" rel="tag">AYAŞ</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/gastabala-hieropolis/" title="GASTABALA HİEROPOLİS" rel="tag">GASTABALA HİEROPOLİS</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/gindarus/" title="GİNDARUS" rel="tag">GİNDARUS</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/magarsos/" title="MAĞARSOS" rel="tag">MAĞARSOS</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/mopsuhestia-misis/" title="MOPSUHESTİA  MİSİS" rel="tag">MOPSUHESTİA  MİSİS</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/sar-hieropolis-comana/" title="SAR HİEROPOLİS COMANA" rel="tag">SAR HİEROPOLİS COMANA</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/sirkeli/" title="SİRKELİ" rel="tag">SİRKELİ</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/adana-antik-kentler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>adanadaki tarihi kaleler turistik yapılar</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/adanadaki-tarihi-kaleler-turistik-yapilar/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/adanadaki-tarihi-kaleler-turistik-yapilar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 12:44:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Aktabya Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Anavarza Anazarba Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Annaşa Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayaş Kestanbol Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Bucak Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Domuztepe Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Feke Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Haruniye Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kozan Sis Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kızıltabya Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Toprakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Yılanlı Kale]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=1446</guid>
		<description><![CDATA[ Adana Kalesi
Seyhan Irma­ğının   ve   Taşköprünün   batı   bitişiğindeki höyüğün güneyindedir. Abbasi Halifesi Mehdi ile oğlu halife Harunür Reşid (764-809) bu kaleyi   781&#8242;de   bir  ilkçağ   kalesinin   yerine yaptırmıştır.
Adana&#8217;yı  1836&#8242;da ele geçiren Mısır    Valisi    Mehmed    Ali    Paşa   kaleyi yıktırmıştır. Savunma hendekleri ile çevrili surları 300 m uzunluğunda idi. Bugüne sadece Müftülük yakınındaki kule ile sur yıkıntılarından son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong> Adana Kalesi</strong></p>
<p>Seyhan Irma­ğının   ve   Taşköprünün   batı   bitişiğindeki höyüğün güneyindedir. Abbasi Halifesi Mehdi ile oğlu halife Harunür Reşid (764-809) bu kaleyi   781&#8242;de   bir  ilkçağ   kalesinin   yerine yaptırmıştır.</p>
<p><a href="http://tatilyerlerin.com/wp-content/uploads/2010/02/adana-kalesi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1447" title="adana-kalesi" src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/uploads/2010/02/adana-kalesi.jpg" alt="adana-kalesi" width="400" height="300" /></a>Adana&#8217;yı  1836&#8242;da ele geçiren Mısır    Valisi    Mehmed    Ali    Paşa   kaleyi yıktırmıştır. Savunma hendekleri ile çevrili surları 300 m uzunluğunda idi. Bugüne sadece Müftülük yakınındaki kule ile sur yıkıntılarından son bölümler kalmıştır. Yontma taştan ya apılmış olan kale, doğudan batıya uzanmaktaydı. Kale, Abidin Paşa caddesine Tarsus kapısı, Taşköprüye kale kapısı ile bağlı idi.<span id="more-1446"></span></p>
<p><strong>Anavarza (Anazarba) Kalesi</strong>: Kozan İlçesinin 22    km    güneydoğusunda,    DHekaya Anazarba)   Köyünün   2   km   uzağındadır. Sombaz Çayının Ceyhan&#8217;la birleştiği yerin 8 km  kuzeyinde,  bir ada  gibi yükselen tepe üzerindedir. İÖ IX. yy&#8217;da Asurlularca yaptırılan kale, Roma ve Bizans dönemlerini de yaşamıştır. fS 17 yılında kalenin Romalıların eline geçmesinden sonra Anavarza&#8217;da tanrılar ve imparatorlar onuruna Tarsus&#8217;takiler kadar görkemli oyunlar düzenlendi. Roma İmparatoru Caracalla bu kente yakınlık duyduğu için,   kent   paralarına   Tarsus   paralarında olduğu gibi, Metropolis (başkent) damgasını bastırttı.    Kale,    çeşitli    dönemlerdeki    yer sarsıntılarıyla dört kez yıkılmıştır.VI. yy&#8217;daki bir depremde yıkılan kale, Bizans İmparatoru Justinianus zamanında onarılmış ve Araplara karşı bir sınır kalesi olarak kullanılmıştır. Abbasi Halifesi Harunür Reşid burayı 795&#8242;te ele geçirmiş, 797&#8242;de onartmış ve içine Horasan&#8217;dan gelen halkı yerleştirmiştir. Kale 963&#8242;te Bizans saldırılarıyla yıkılmış, XI. yy&#8217;da Ermenilerin, sonra da Bizanslıların eline geçmiştir. Bizans İmparatoru Joannes Comenus 1143&#8242;te burada ölmüştür. Anavarza Ka&#8217;lesi ilk kez Ramazanoğullan Beyliği zamanında Türklerin eline geçmiş, XIV. yy&#8217;dan sonra kullanılmamış, kendi haline bırakılmıştır.1972-1973  arasında nekropolde yapılan kazılarda birçok yapıt bulunmuştur.</p>
<p><strong>Annaşa Kalesi</strong>: Annaşa da denilen orta­çağdan kalma bu kale, Torosların en büyük geçidi Gülek&#8217;in girişindedir. 1671&#8242;de kaleyi gören Evliya Çelebi &#8220;mamur bir kale&#8221; olduğunu belirtmektedir. Araplar buraya &#8220;Hüsnûs  Sekalibe&#8221; derdi; bu ad kaleyi yaptıranların Azerbeycan&#8217;dan Çukurova&#8217;ya gelen İskitler olduğunu düşündürmektedir. Kocaköy&#8217;ün 4 km doğusundaki yalçın bir dönemecin gediği üzerine kurulu Annaşa Kalesi de birkaç kez onarılmıştır. 1903&#8242;te kaleyi gezen Prof. Ramsey izlenimlerini yayınlamıştır.</p>
<p><strong>Haruniye Kalesi</strong>: Bahçe ilçesine bağlı Haruniye bucağının kuzeydoğusundadır. Ka­leyi VIII. yy&#8217;da Harunür Reşid&#8217;in komutan­larından Ferec yaptırtmıştır. Adını halifenin adından almıştır. Bugün yıkıntı halindedir.</p>
<p>Hemite Kalesi: Osmaniye İlçesinin 20 km kuzeybatısında ve Ceyhan Irmağının sol kıyısında Gökçedam (Hemite) Köyünde, sarp bir tepe üzerinde kurulmuştur. Haçlı Seferle­rinde önemli rol oynayan Kale, çeşitli tarihlerde onarılmıştır. Yer sarsıntılarıyla yıkılmamış ender kalelerdendir. Yontma taştan yapılmıştır. Üç kemerli, zafer takına benzeyen tek giriş kapısı vardır. Surları, 810 m. yükseklikte ve 1500 m. uzunluktadır. 70&#8242;er m. aralıklı, ikişer katlı 20 burcu bulunmakta­dır. Romalılar döneminden kalma iki su kemeri dikkat çekicidir. Anavarza&#8217;ya su 12 ve 20 km. uzunluğundaki bu su kemerleriyle getirilmektedir. Batısında, Korent biçiminde 6 sütunlu bir III. yy zafer takı vardır. İçinde, Bizanslılardan kalma kaya kabartması (1516) ve Havari (Apostol) Kiliseleri; dış surlarının içinde de Roma döneminden kalma tiyatro, saray, tapınak, hamam yıkıntıları; doğusun­da, I. yy Roma kaya mezarları, fresklerle süslenmiş mezarlar, kilise ve sarnıçlar bulun­maktadır.Kayalara oyulmuş mezarlarda, insan figürleri ve cenaze töreni kabartmaları vardır. Kayanın üst düzlüğündeki iç kalede birçok kalıntılara rastlanır. Köyde ve sınırların batısında, 18 çeşit deniz hayvanını gösteren Anavarza mozaikleri vardır. Bunların, 3.55&#215;10.75 m. boyutundaki bir havuz taba­nından kaldığı sanılmaktadır. Bu mozaikler, başka bir havuz tabanını oluşturan (Yunusa binmiş, eli kamçılı çocuk  Eros) mozaiklerle birlikte 1961&#8242;de Adana Bölge Müzesine kaldırılmıştır.</p>
<p><strong>Ayaş (Kestanbol) Kalesi</strong>: İskenderun Kör­fezinde, Yumurtalık İlçesinin güneyinde, Ayaş adlı antik bir kentte yapılmış, bir Ortaçağ kalesidir. Kestanbol Kalesi de denir. Kale ile küçük kule, XVI. yy başlarında da, 1323&#8242;te Memlûklar, Kanuni Bağdat seferine giderken Osmanlılarca onarılmıştır. Bugün, kalenin bazı burçları ayakta kalabilmiştir.</p>
<p><strong>Bucak Kalesi</strong>: Kozan&#8217;ın 10 km güneyinde, Hamamköy&#8217;ün doğusunda bir Ortaçağ kale kalıntısıdır; bazı kısımları ayakta kalabilmiş­tir.</p>
<p><strong>Cem Kalesi</strong>: Kadirli İlçesinin 10 km kuzeydoğusunda, Roma döneminden kalma bir kale kalıntısıdır; güneyinde Roma kabart­maları vardır.</p>
<p><strong>Domuztepe Kalesi</strong>: Kadirli ilçesinin 11 km doğusunda ve Ceyhan Irmağının doğu kıyısındaki bir höyüktedir. İÖ XI. yy&#8217;da Hititlerin yaptığı bir kale kalıntısıdır. Romalı­lar kaleyi yakıp yıkmışlar, taşlarıyla binalar yapmışlardır. IV. yy&#8217;dan kalma hayvan figürlü ve geometrik motifli mozaikler de Roma yapıtlarıdır.</p>
<p><strong>Dumlu    (Adamondana)    Kalesi</strong>:    Ceyhan Irmağının 17 km kuzeybatısındaki Dumlu Köyü dolaylarında, 70 m yüksekliğindeki bir tepe üzerindedir. AdanaKozan kervan yolu nu ve birçok kaleyi gözetlemeye elverişli bir konumdadır.</p>
<p>Kalenin çevresi 800 m&#8217;dir 8 burcu, doğuya açılan bir tek kapısı vardır. Ovaya bakan doğu köşesinde, bir gözetleme kulesi, ayrıca savunma hendekleri ile surlar bulun­maktadır. İçinde bazı yapı ve mahzen kalıntılarına ve sarnıçlarına rastlanmaktadır. Tepenin çevresinde kaya mezarları ve barı­naklar bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Feke Kalesi</strong>: Feke İlçesinin kuzeydoğu­sundaki tepede ve eski kervan yolunun üzerindedir. XII. yy&#8217;dan kalmadır. Bizanslılarca ya da Selçuklularca yaptırıldığı sanıl­maktadır. Dikdörtgen biçimindedir. 8 burcu ve gözetleme kulesi vardır. Burçların yarısı toprağa gömülü durumdadır. Tek kapısı güneybatıya açılmaktadır. Kalede birçok yapı kalıntıları bulunmaktadır. Feke Kalesi, daha çok bir ikmal ve gözetleme üssü niteliğindedir.</p>
<p><strong>Frenk (Çardak) Kalesi</strong>: Osmaniye İlçesinin Çardak köyü yakınında 200 m yüksekliğinde­ki bir tepe üzerindedir. Güneyden kuzeye giden kervan ve sefer yollarını korma amacıyla yapılmış bir Ortaçağ karakol kalesidir. İssus savaşında önemli bir yeri olmuştur. Çevresi 600 m kadardır. Dikdört­gen biçimindedir. 10 burçludur. Giriş kapısı doğuya bakar.</p>
<p><strong>Gastabala (Bodrum) Kalesi</strong>: Osmaniye İlçesine bağlı Bahçe Köyünün güneyinde bulunan kayalıklı bir tepe üzerindedir. Hitit Asur ve Roma dönemine ait bir kale kalıntısıdır. Haçlı Seferleri döneminde önemli rol oynamıştır. Duvarları moloz taşlarla yapılan kale, çok yıkık bir durumdadır. Dikdörtgen şeklindeki kalenin 8 burcu ve bir gözetleme kulesi vardır. Kalede bir Roma kilisesi ve su sarnıcı bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Haçin Kalesi</strong>: Saimbeyli Kasabasında, antik bir yerleşim yerindedir. Ortaçağ da, kervan yolunun korunması için yapılmış bir karakol kalesi idi. İlk adı Badimon olan kale, onarımlarla bir merkez kalesi haline getirildi. Uzun süre taşocağı olarak kullanılan kalenin bugün iki burcu ayakta kalabilmiştir. Doğu yönündeki kayalıkta mağara evler, çevrele­rinde ise mermer sütun ve başlıklar bulun­maktadır.</p>
<p><strong>Karatepe (Aslantaş)</strong>: Kadirli İlçesine bağlı Karatepe (Aslantaş) Köyü yakınındadır. Denizden yüksekliği 132 m&#8217;dir. 430 m çapında ve oval biçimdedir. Tarihi, Hititlere dayanır. Asurlularca yakılıp yıkıldıktan sonra, kulla­nılmamıştır. Karatepe&#8217;de 1946&#8242;da başlayan kazılarda Hitit Kralı Asistavandas&#8217;ın (İÖ VII. yy) sarayının kalıntıları gibi çok değerli Hitit yapıtları ortaya çıkarılmıştır. Hititçenin çö­zülmesini sağlayan yazıtlar burada bulun­muştur. Kazılarda çıkarılan yapıtlar, geniş bir alanda sergilenmektedir.</p>
<p>Müze alanı surlarla çevrilidir. Antik bir kent biçimindedir. Surlar 24 m genişliğindedir. Dikdörtgen biçimli kuleleri vardır. Güneybatıdaki kuleden girilince, altlarında Hititçe yazıtlar bulunan iki boğa arasında büyük bir kral heykeli ve iç duvarlarda kralın ziyafet sahnesini, çalgıcıları, boğaları, fırtına tanrısını, kraliçe ve nedimesini canlandıran kabartmalar görülür. Kuzeybatıdaki kulede ise, bazalt taşından yapılmış insan başlı aslan vücutlu heykeller, tanrı kabartmaları, kayık içerisinde iki avcı, tavşan yiyen bir akbaba, iki aslanla çarpışan bir adam, tavşanı pençesine alan kartal, hurma ağacı altında duran kadın, güneş kursu, gemiye binmiş dört insan, vb figürler yer almıştır. Bir yazıtta da kral Assitavandas&#8217;ın yaptıkları kendi ağzından anlatılmaktadır.</p>
<p>Kazankaya Kalesi: Ceyhan İlçesine bağlı Kurtkulağı Köyünün 1 km kuzeyindeki tepededir. Asur, Pers, Roma izlerini taşıyan bir kale kalıntısıdır. Halep kervan yolunun korunması için karakol olarak yaptırılmıştır. Yapı,   250300   m   genişlikteki   bir   alana yayılmaktadır. Tepenin kuzeydoğu eteklerin­de Abbasilerden kalma mezarlar, Asur ve Romalılardan kalma kaya mezarları ve çeşmeler bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Kozan (Sis) Kalesi</strong>: Kozan İlçesinin 1 km batısındaki Tavşantepe üzerindedir. Dağ kaleleri zincirinin dördüncü halkasını oluştu­rur. Asurlularca yaptırılmış, Romalılar ve Ermenilerce onarılmıştır. Ermeniler döne­minde âdı Sis Kalesi idi. Kurtuluş Savaşı yıllarında Fransız topları Tufanlı Köyüne bu kaleden ateş açmıştır. Kale, kuzey ve güneyde birbirine surlarla bağlı iki grup halindedir. Çevresi 6 km&#8217;ye yaklaşır. Güney kesimindeki tepede iç kale bulunmaktadır. Kalenin 4 burcu vardır. 2030 basamakla inilen yeraltı odaları, cephane ve yiyecek deposu olarak kullanılmıştır. Ayrıca çok büyük sarnıçlar vardır. Kale duvarlarında Asur, Pers, Roma ve Ermeni dillerinde yazıtlar bulunmaktadır. Surların içerisindeki Ermeni manastırında, eskiden Pelesek törenleri yapılırdı.</p>
<p><strong>Kum Kalesi</strong>: Kadirli İlçesi dolaylarındaki Karatepe Ulusal Parkında, bulunan bir kale kalıntısıdır. Haçlılar yaptırmıştır. Sağlam kalan kalelerdendir. 6 burcu ve bir gözetleme kulesi vardır. Tek kapısı doğuya bakar. Karakol niteliğindedir.</p>
<p><strong>Kızıltabya Kalesi</strong>: Gülek Boğazı ile Tekir Yaylası arasındadır. Mısırlı İbrahim Paşa yaptırmıştır. Güneyden gelebilecek saldırıla­ra karşı gözetleme ve karakol kalesi olarak kullanılmıştır.</p>
<p><strong>Aktabya Kalesi</strong>: Gülek Boğazı ile Tekir Yaylası arasındadır. Mısırlı İbrahim Paşa yaptırmıştır. Kuzey yönünden gelebilecek saldırılara karşı gözetleme ve savunma merkeziydi.</p>
<p><strong>Kurtlar Kalesi</strong>: Bahçe İlçesinin 10 km kuzeybatısında, Nurdağlarının alçak yamaç­larında Kurtlar Köyünde Ortaçağdan kalma karakol niteliğinde bir kale kalıntısıdır.</p>
<p><strong>Magarsos Kalesi</strong>: Karataş İlçesinin 5 km güneybatısında Dört Direkli ve Magarsos adları ile tanınan eski bir liman kentinin kalesidir. İlkçağda Mallos (şimdi yeri belli değil) Mopsuhestia, Hemite ve Asitavanda adlı antik kentleri koruyan bir kilit noktasın­dadır. Ortaçağda yıkılmış, Harunür Reşid&#8217;in oğlu Kasım onanmıştır. Piri Reis&#8217;in &#8220;Kitabı Bahriye&#8221; adlı (1517) yapıtında Od Kalesi olarak geçer.</p>
<p><strong>Milvan Kalesi</strong>: Karaisalı İlçesinin 8 km kuzeybatısında, Milvankale (Karakılıç) Köyü yakınındadır. Ortaçağdan kalma bir karakol kalesidir. Zamanla yıkılmıştır.</p>
<p><strong>Mopsuhestia (Misis) Kalesi:</strong> Adana&#8217;nın 27 km doğusunda Yakapınar&#8217;da (Misis) ve Misis Köprüsünün 200 m kuzeybatısındaki bir tepe üzerindedir. Bir içkale (akropol) dir. Tarihi Hititlere ve Romalılara dayanır. Abbasi Halifesi Mansur (tarafından 758&#8242;de surları onartılan kale bugün yıkık durumdadır.</p>
<p><strong>Savranda (Kaypak) Kalesi</strong>: Osmaniye&#8217;ye bağlı   Kaypak   (Serdar)   Bucağının   4   km kuzeyindedir. Üç yönü Kaypak Çayı ile çevrili kalenin doğu yönü kayalığa dayanır. Sağlam kalmış kalelerdendir. Çevresi 800 m&#8217;yi aşar. 12 gözetleme kulesi vardır. Dikdörtgen biçimindedir. Surları 710, iki katlı burçları ise 812 m yüksekliğindedir. Burçların altında kale alanına açılan kapılar vardır. Surlar üzerindeki yol ise burçları birbirine bağla­maktadır. Güney surları ve burçları aşılamıyacak yüksekliktedir. Tek giriş kapısı güneye bakar. Kale alanında sarnıçlar ve bina kalıntıları bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Seman Kalesi</strong>: Bahçe İlçesinin batısında Haruniye Bucağının 1 km güneyindeki Hacılar Köyü yakınındadır. Hititlerden kal­madır. Asurluların yakıp yıktığı kalenin izleri ve dış surların kalıntıları yer yer görülür.</p>
<p><strong>Toprakkale</strong>: Osmaniye İlçesine bağlı Toprakkale Bucağındadır. Çukurova&#8217;yı güney­den gelebilecek saldırılara karşı korumak amacıyla yapılmıştır. Kervan yollarının bir­leştiği yerde, 75 m yükseklikteki yığma bir tepe üzerindedir. İÖ 312&#8242;den başlayarak, Selökidler, Romalılar, Abbasiler, Selçuklular, Ramazanoğulları ve Osmanlılarca dokuz kez onarılmıştır. Buraya, Hitit ve Asurlular &#8220;Carania&#8221;, Persler &#8220;Susanis&#8221;, Romalılar &#8220;Amanicae&#8221; (Caranadiopolis) adlarını ver­mişlerdir. Çevresinde savunma hendeği bu­lunmayan karakol niteliğinde kalelerdendir. Güneyden gelecek saldırılara karşı 8 burçlu dış surları vardır. Tek kapısı batıya bakmak­tadır. Geniş alanlı kale içerisinde cephanelik, erzak depolan, asker koğuşları, ahırlar ve sarnıç kalıntıları vardır.</p>
<p><strong>Yılanlı Kale</strong>: Ceyhan İlçesinin 8 km batısında eski kervan yolu üzerinde sarp, kayalık bir tepededir. Kuzeye doğru uzanan Dumulu, Anavarza ve Kozan (Sis) adlı dağ kaleleri zincirinin ilk halkasıdır. Gülek boğazından Çukurova&#8217;ya yönelecek saldırıla­rı engelleyjici konumu nedeniyle önem kazan­mıştır. Koruması kolay, düşürülmesi çok güç bir kale olarak bilinir. Ortaçağdan kalma bir Bizans kalesi olduğu sanılmaktadır. 1097&#8242;de Bouillon komutasındaki Haçlı ordularınca yapıldığını öne süren kaynaklar da vardır. Halk arasında Şahmeran Kalesi olarak bilinmektedir.</p>
<p>Sağlam kalmış kalelerdendir. Çevresi 700 m uzunluktadır. Dört cephelidir. İkişer katlı ve araları mazgallı burçlarla tahkim edilmiş­tir. Mazgalların ortaları ateş etmek için deliklidir. Tek kapısı güneye AdanaCeyhan yoluna bakmaktadır. Her yönden kale içine çıkışı sağlayan düzgün merdivenler, bugün de sağlam durumdadır. Diğer bütün yapılar yıkılmıştır.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/adanadaki-tarihi-kaleler-turistik-yapilar/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/adanadaki-tarihi-kaleler-turistik-yapilar/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/adana-kalesi/" title="Adana Kalesi" rel="tag">Adana Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/aktabya-kalesi/" title="Aktabya Kalesi" rel="tag">Aktabya Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/anavarza-anazarba-kalesi/" title="Anavarza Anazarba Kalesi" rel="tag">Anavarza Anazarba Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/annasa-kalesi/" title="Annaşa Kalesi" rel="tag">Annaşa Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/ayas-kestanbol-kalesi/" title="Ayaş Kestanbol Kalesi" rel="tag">Ayaş Kestanbol Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/bucak-kalesi/" title="Bucak Kalesi" rel="tag">Bucak Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/domuztepe-kalesi/" title="Domuztepe Kalesi" rel="tag">Domuztepe Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/feke-kalesi/" title="Feke Kalesi" rel="tag">Feke Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/haruniye-kalesi/" title="Haruniye Kalesi" rel="tag">Haruniye Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/kozan-sis-kalesi/" title="Kozan Sis Kalesi" rel="tag">Kozan Sis Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/kiziltabya-kalesi/" title="Kızıltabya Kalesi" rel="tag">Kızıltabya Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/toprakkale/" title="Toprakkale" rel="tag">Toprakkale</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/yilanli-kale/" title="Yılanlı Kale" rel="tag">Yılanlı Kale</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/adanadaki-tarihi-kaleler-turistik-yapilar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeyh Ömer Söylencesi</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/seyh-omer-soylencesi/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/seyh-omer-soylencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jan 2010 18:17:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[anamur]]></category>
		<category><![CDATA[anamur mersin]]></category>
		<category><![CDATA[Köşekbükü Mağarası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=703</guid>
		<description><![CDATA[Şeyh Ömer Köyü&#8217;ne adını veren ermiş kişi için şu söylence anlatılır:
Şeyh Ömer, Buharalı&#8217;dır. Altı arkadaşıyla birlikte öğrenim için Konya&#8217;ya gelir. Sonunda her biri bir yana gider. Şeyh Ömer de günümüzde adını taşıyan köye yerleşir.
Günlerden bir gün Karaman beyi, Anamur&#8217;un Mamuriye Kalesi&#8217;ni almak için sefere çıktığında yolu bu köye düşer. Şeyh, beyi ve askerlerini konuk eder. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeyh Ömer Köyü&#8217;ne adını veren ermiş kişi için şu söylence anlatılır:</p>
<p>Şeyh Ömer, Buharalı&#8217;dır. Altı arkadaşıyla birlikte öğrenim için Konya&#8217;ya gelir. Sonunda her biri bir yana gider. Şeyh Ömer de günümüzde adını taşıyan köye yerleşir.<span id="more-703"></span></p>
<p>Günlerden bir gün Karaman beyi, Anamur&#8217;un Mamuriye Kalesi&#8217;ni almak için sefere çıktığında yolu bu köye düşer. Şeyh, beyi ve askerlerini konuk eder. Askerlere bir tencere yemek, atlara da bir tas arpayla bir tutam saman koyar. Bey bunu görünce çok kızar, &#8220;Bre adam, bizimle eğlenir misin? Bunca kişi bir tencere yemekle doyar mı, bir tas arpa bir tutam saman bunca ata yeter mi?&#8221; diye haykırır. Şeyh Ömer sesini çıkarmaz askerlere karınlarını doyurmalarını, torbalarını doldurmalarını söyler. Askerler de atlar da verilenle tıka basa doyarlar.Yenenler tükenmek bilmemiştir. Bey, şeyhin kerametine şaşar onu da sefere götürmek ister. O da arkadan yetişeceğini söyler.</p>
<p>Şeyh askerlerden sonra başka bir yoldan kaleye gider. Akşam olmuştur. Çevredeki öküzlerin, keçilerin boynuzlarını mumlarla donatır. Kaledekiler her yönden kuşatıldıklarını sanır. Şeyh de tek başına cenge girer kalenin anahtarlarım alır. Dönüp yanma vardığında anahtarları beye teslim eder. Bey de onun anısına kalede bir cami, köyünde de bir türbe yaptırır.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/seyh-omer-soylencesi/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/seyh-omer-soylencesi/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/anamur/" title="anamur" rel="tag">anamur</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/anamur-mersin/" title="anamur mersin" rel="tag">anamur mersin</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/kosekbuku-magarasi/" title="Köşekbükü Mağarası" rel="tag">Köşekbükü Mağarası</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/seyh-omer-soylencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Silifke Köprüsü Söylencesi</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/silifke-koprusu-soylencesi/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/silifke-koprusu-soylencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jan 2010 18:09:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Göksu Irmağı]]></category>
		<category><![CDATA[Silifke]]></category>
		<category><![CDATA[Silifke Köprüsü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=701</guid>
		<description><![CDATA[Silifke&#8217;de Göksu Irmağı üstüne bir köprü yapılmaktadır. Köprü karşı yakaya bir türlü bağlanamaz. Sonunda köprünün kurban istediği kanısına varılır. Ertesi gün tan ağarırken ilk su almaya gelen, kurban edilecektir.
O sabah su almaya ilk gelen, ustanın karısı olur. Hemen çevresini alır, durumu anlatırlar. Tüm yakarışları boşa giden kadını, diri diri köprünün ayağına gömerler. Bundan sonra köprü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Silifke&#8217;de Göksu Irmağı üstüne bir köprü yapılmaktadır. Köprü karşı yakaya bir türlü bağlanamaz. Sonunda köprünün kurban istediği kanısına varılır. Ertesi gün tan ağarırken ilk su almaya gelen, kurban edilecektir.<span id="more-701"></span></p>
<p>O sabah su almaya ilk gelen, ustanın karısı olur. Hemen çevresini alır, durumu anlatırlar. Tüm yakarışları boşa giden kadını, diri diri köprünün ayağına gömerler. Bundan sonra köprü tamamlanır.</p>
<p>Zaman zaman Göksu, yatağına sığmaz, taşar, köprüden iniltiye benzer sesler duyulur. Bu seslerin kadının ağlayışı ve iniltileri olduğuna inanılır.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/silifke-koprusu-soylencesi/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/silifke-koprusu-soylencesi/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/goksu-irmagi/" title="Göksu Irmağı" rel="tag">Göksu Irmağı</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/silifke/" title="Silifke" rel="tag">Silifke</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/silifke-koprusu/" title="Silifke Köprüsü" rel="tag">Silifke Köprüsü</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/silifke-koprusu-soylencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Öküz Söylencesi</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/okuz-soylencesi/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/okuz-soylencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 18:25:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu söylenceleri]]></category>
		<category><![CDATA[söylenceler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=706</guid>
		<description><![CDATA[Bir zamanlar Anamur öküzlerinin çok iyi yüzücü olduğu, Anamur&#8217; dan Kıbrıs&#8217;a yüzüp, geri döndükleri söylenir.
Çiftçilerden birinin iki öküzü, Kıbrıs&#8217;taki bir darı tarlasına dadanır. Kaşla göz arasında hemen denize atlar tarlayı talan eder dönerler. Bir gün Kıbrıslı çiftçi yazdığı bir pusulayı öküzlerin boynuna takar, sahibini uyarır. Anamurlu çiftçi her türlü önlemi alır ama başa çıkamaz.
Kıbrıslı çiftçi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir zamanlar Anamur öküzlerinin çok iyi yüzücü olduğu, Anamur&#8217; dan Kıbrıs&#8217;a yüzüp, geri döndükleri söylenir.</p>
<p>Çiftçilerden birinin iki öküzü, Kıbrıs&#8217;taki bir darı tarlasına dadanır. Kaşla göz arasında hemen denize atlar tarlayı talan eder dönerler. Bir gün Kıbrıslı çiftçi yazdığı bir pusulayı öküzlerin boynuna takar, sahibini uyarır. Anamurlu çiftçi her türlü önlemi alır ama başa çıkamaz.<span id="more-706"></span></p>
<p>Kıbrıslı çiftçi son çare olarak, o yıl hiç ürün alamayacağını anlatmak için, dipsiz iki şişeyi öküzlerin boynuna bağlar. Öküzler dönerken, şişelerden gelen suyu, burunları tıkanmasın diye içerler. Su yedikleri darıları şişirir, çatlayarak ölmelerine neden olur. Şişmiş gövdeleri bir zaman sonra Anamur önlerine gelir. Bir daha öküzlerin Kıbrıs&#8217;a geçtiğini kimseler göremez.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/okuz-soylencesi/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/okuz-soylencesi/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/anadolu-soylenceleri/" title="anadolu söylenceleri" rel="tag">anadolu söylenceleri</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/soylenceler/" title="söylenceler" rel="tag">söylenceler</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/okuz-soylencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lokman Hekim ve Şahmeran Söylencesi</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/lokman-hekim-ve-sahmeran-soylencesi/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/lokman-hekim-ve-sahmeran-soylencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2010 18:25:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Lokman Hekim]]></category>
		<category><![CDATA[Lokman Hekim söylencesi]]></category>
		<category><![CDATA[Şahmeran]]></category>
		<category><![CDATA[Şahmeran Söylencesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=708</guid>
		<description><![CDATA[Çukurova ve çevre illerde çok yaygın olan Lokman Hekim ve Şahmeran söylencelerinin değişik bir biçimi de İçel&#8217;de anlatılır.
Lokman Hekim&#8217;in babası da kendisi gibi hekimdir. Ölmeden karısına bir defter verir ve &#8220;Doğacak çocuğumuz eşsiz bir hekim olacak. Bilgide yeryüzünde onu yenecek kimse çıkmayacak. Bu defteri, zamanı gelince ona ver,&#8221; der. Bir süre sonra kadının bir oğlu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çukurova ve çevre illerde çok yaygın olan Lokman Hekim ve Şahmeran söylencelerinin değişik bir biçimi de İçel&#8217;de anlatılır.</p>
<p>Lokman Hekim&#8217;in babası da kendisi gibi hekimdir. Ölmeden karısına bir defter verir ve &#8220;Doğacak çocuğumuz eşsiz bir hekim olacak. Bilgide yeryüzünde onu yenecek kimse çıkmayacak. Bu defteri, zamanı gelince ona ver,&#8221; der. Bir süre sonra kadının bir oğlu olur. Adını Lokman koyar. Çağına geldiğinde, tüm çabalara karşın okuma-yazmayı bile sökemez. Evin geçimini sağlamak için odunculuk yapmaya başlar.<span id="more-708"></span></p>
<p>Bir gün yine odunlarını satmış, yorgun argın eve dönerken canı dolaşmak ister, kır yoluna sapar. Bir inilti duyar. Dönüp baktığında insan başlı, ak, yılan gövdeli bir yaratık görür. Çok korkar. Yılan, &#8220;Ey insanoğlu, benden sakın korkma. Ben yılanların padişahı Şahmeran&#8217;ım. Yaralıyım, bana yardım edersen, bir gün bunun karşılığını mutlak öderim,&#8221; der. Lokman, onu kucağına alır, söylediği yoldan bir mağara önüne götürür. Yılan bir şeyler mırıldanır, mağaranın kapısı açılır. Burası eşsiz güzellikte bir yerdir. Mağarayı bekleyen kara yılan, Şahmeran&#8217;ı sarayına götürür. Burada bakılan Şahmeran kısa sürede iyileşir. Aradan kırk gün geçmiştir. Lokman artık eve dönmek istediğini söyleyince, Şahmeran gördüklerini kimseye söylememesini tembihler ve &#8220;Ölümüm insan elinden olacak, bunu biliyorum. Öldüğümü duyduğunda yapacağın şeyleri sana tek tek anlatacağım. Sakın unutma, dediklerimi aynen yapacaksın,&#8221; der. Neresinin hangi hastalığa iyi geleceğini, ilaçların nasıl hazırlanacağını bir bir anlatır.</p>
<p>Lokman eve döndüğünde bambaşka bir insan olmuştur. Tüm zamanını okumaya, yazmaya, öğrenmeye ayırmaktadır.</p>
<p>Aradan uzun bir zaman geçer. Şahmeran sarayındaki billur suda evreni izlerken, birden gözü Tarsus Beyi&#8217;nin güzeller güzeli kızına takılır. Ona tutulur, yemeden içmeden kesilmiştir. Günün birinde de, kızın hamama gittiğini görür. Güzelliği karşısında çılgına döner, o da hamama gider. Islak mermerler üzerinden kayıp düşer. Hamamcı ve kızın hizmetkârları Şahmeran&#8217;ı göbek taşı üstünde öldürürler.</p>
<p>Günümüzde, Tarsus&#8217;taki Eski Hamam&#8217;ın göbek taşı, bu nedenle kutsal sayılır. Taştaki lekenin Şahmeran&#8217;ın kanı olduğuna ve vücudunu üç kez buraya sürenlerin tüm dertlerinden kurtulacağına inanılır.</p>
<p>Şahmeran&#8217;ın öldürüldüğünü duyan Lokman, Tarsus&#8217;a gelir.</p>
<p>Tarsus Beyi amansız bir hastalığa yakalanmıştır. Vezirinin baktığı fala göre Şahmeran&#8217;ın gözlerini ve ciğerini yerse iyileşecektir. Vezir, Şahmeran&#8217;da olağanüstü güçler olduğunu bildiğinden ilacı kendisi hazırlamak istemektedir. Amacı, Tarsus Beyi&#8217;nin yerine geçmektir.</p>
<p>Lokman da ilaç hazırlamak isteyince Bey bu işi ona verir. Lokman Şahmeran&#8217;ın kendisine anlattığı gibi onu üçe böler ve kaynatır. Parçalar kaynarken, her biri, hangi hastalığa iyi geleceğini söylemektedir. Bu sırada, Lokman&#8217;ın yanına gelen vezir hasta olduğunu söyleyerek, insanlara olağanüstü güçler veren parçanın suyun ister. Hangi parçanın hangi hastalığa iyi geleceği</p>
<p>konusunda yanlış bilgiler verir. Lokman onun kötü niyetini anlar, kuyruk suyundan verir ve adam ölür. Gövdenin ikinci suyunu kendi içer. Beye de gerekli ilacı yapar. Bey iyileşir.</p>
<p>Lokman, saraydan ayrılıp, kırda yürürken, birden tüm bitkiler dile gelir, hangi hastalığa şifa olduklarını söylemeye başlar. O da duyduklarının tümünü kâğıda yazar. Ünlü Hikmet ül Lokman kitabı böyle ortaya çıkar.</p>
<p>Tıp ilminin babası sayılan Lokman&#8217;ın gömütü Tarsus&#8217;taki Ulu Cami&#8217;dedir. Burayı ziyaret edenlerin, sayrılıklarından kurtulacağına inanılır.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/lokman-hekim-ve-sahmeran-soylencesi/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/lokman-hekim-ve-sahmeran-soylencesi/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/lokman-hekim/" title="Lokman Hekim" rel="tag">Lokman Hekim</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/lokman-hekim-soylencesi/" title="Lokman Hekim söylencesi" rel="tag">Lokman Hekim söylencesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/sahmeran/" title="Şahmeran" rel="tag">Şahmeran</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/sahmeran-soylencesi/" title="Şahmeran Söylencesi" rel="tag">Şahmeran Söylencesi</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/lokman-hekim-ve-sahmeran-soylencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eshab-ı Kehf Söylencesi</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/eshab-i-kehf-soylencesi/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/eshab-i-kehf-soylencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 18:28:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dakyanus]]></category>
		<category><![CDATA[Debernuş]]></category>
		<category><![CDATA[Eshab-ı Kehfe]]></category>
		<category><![CDATA[Mernuş]]></category>
		<category><![CDATA[Sezenuş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=710</guid>
		<description><![CDATA[Eshab-ı Kehfe ilişkin söylenceler, Anadolu&#8217;nun pek çok yerinde anlatılır. Elbistan, Aydın, Diyarbakır ve Tarsus&#8217;ta aynı adı taşıyan mağaralar vardır. Söylence, o yörelerde de yaygındır. Tarsus&#8217;ta anlatılan biçimi şöyledir:
Tarsus&#8217;ta Dakyanus adlı bir kral yaşamaktadır. Kral, putlara tapmakta ve halkı da buna zorlamaktadır. Dakyanus&#8217;un Mernuş, Sezenuş, Debernuş, Yemliha, Makselmina ve Meslina adlı altı yardımcısı vardır. Bunlara danışmadan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eshab-ı Kehfe ilişkin söylenceler, Anadolu&#8217;nun pek çok yerinde anlatılır. Elbistan, Aydın, Diyarbakır ve Tarsus&#8217;ta aynı adı taşıyan mağaralar vardır. Söylence, o yörelerde de yaygındır. Tarsus&#8217;ta anlatılan biçimi şöyledir:</p>
<p>Tarsus&#8217;ta Dakyanus adlı bir kral yaşamaktadır. Kral, putlara tapmakta ve halkı da buna zorlamaktadır. Dakyanus&#8217;un Mernuş, Sezenuş, Debernuş, Yemliha, Makselmina ve Meslina adlı altı yardımcısı vardır. Bunlara danışmadan hiçbir iş yapmaz.<span id="more-710"></span></p>
<p>Kral gün geçtikçe güçlenir, zenginleşir. Sonunda kendini Tanrı saymaya başlar. Aksini söyleyenleri öldürtür.</p>
<p>Günlerden bir gün, Tarsus düşman saldırısına uğrar. Dakyanus bir türlü saldırıyı önleyemez ve ülke yağma edilir. Yemliha Dakyanus&#8217;un Tanrılığı&#8217;ndan kuşku duy maya başlar. Bir akşam arkadaşlarını toplar onlara, &#8220;Benim bir derdim var. Bu yeri-göğü kim durduruyor;ay, güneş bunca yıldır nasıl dönüp duruyor. Gökleri kim kurdu, yerleri kim döşedi? Bize kim can verdi diye gece gündüz düşünüp duruyorum. Ülkemize saldıran düşmanla bile başa çıkamayan Dakyanus bunları yapamaz. İnandım ki, bir Tanrı var. Dakyanus ve kendi elimizle yaptığımız putlar, hiçbir zaman Tanrı olamaz,&#8221; der. Arkadaşları da görüşünü paylaşırlar.</p>
<p>Toplantıyı gizlice izleyen kralın adamlarından biri, duyduklarını Dakyanus&#8217;a anlatır. Kral yardımcılarını çağırıp önce iyilikle sonra da ölümle tehdit ederek, bu düşüncelerinden vazgeçmelerini ister. O sıralar Ninova&#8217;ya gidecektir. &#8220;Ninova&#8217;dan döndüğümde de bu düşüncenizde direnirseniz sizi öldürtür, her bir parçanızı bir kapıya asarım,&#8221; der.</p>
<p>Kralın yokluğundan yararlanan altı arkadaş, yanlarına biraz yiyecek alarak gizlice kentten çıkar. Yencelüs adlı mağaraya doğru yol alırlarken karşılarına Kefeştetayyuş adlı bir çoban çıkar. Çobanın Kıtmir adlı bir de köpeği vardır. Söyleşirlerken, düşüncelerini öğrenen çoban da köpeğiyle birlikte, onlara katılmak ister. Hep birlikte Yencelüs Mağarası&#8217;na sığınırlar. Mağarada, &#8220;Tanrım bize yardım et. Senin adını her kulundan duyduğumuz gün canımızı al,&#8221; diye yakarırlarken uyku bastırır derin bir uykuya dalarlar. Gözleri açıktır ve vücutları sertleşmesin diye iki melek belirli aralarla onları sağa, sola çevirmektedir.</p>
<p>Dakyanus Ninova&#8217;dan gelince, onları öğrenir,onları aramaya koyulur. Mağarayı bulan askerler, yedi kişinin heybetlerinden korkuya kapılıp içeri giremez. Dakyanus kızar, ölümle tehdit ederse de bir yararı olmaz. Sonunda mağaranın ağzım örerek onları öldürmeyi düşünürler. Askerlerden biri içerdekilerin kimliklerini, başlarına gelenleri tunç bir levhaya işler, yanlarına bırakır. Mağaranın ağzı da taşla örülür.</p>
<p>Aradan üçyüz dokuz yıl geçer. Sürülerine sığmak arayan bir çoban mağarayı görür, ağzını açar. Açılır açılmaz uyuyanlar uyanıp.doğrulur. Bir gün, belki de daha az bir zaman uyuduklarını sanmaktadırlar. Karınları acıktığından Yemliha&#8217;yı ekmek almaya gönderirler. Fırıncı, çok eski olduğu için Yemliha&#8217;nın verdiği parayı almaz. Onun hazine bulduğunu sanır, krala haber verir. Kralın huzurunda olanları anlatan Yemliha&#8217; ya kimse inanmaz. Hep birlikte mağaraya giderler. Arkadaşlarını ürkütmemek için. önce Yemliha içeri girer. Başından geçenleri anlatınca, Tanrı&#8217;ya şükreder ve artık canlarını alması için yakarırlar.</p>
<p>Yemliha&#8217;nın çıkmadığını gören kral ve adamları mağaraya girdiklerinde içerde tünemiş yedi kuştan başka birşey göremezler. Yemliha&#8217;nın taze ayak izleriyse durup durmaktadır.</p>
<p>Mağarada tunç levhayı bulanlar, onların kimliklerini, başlarından geçenleri öğrenir, bu söylenceyi günümüze değin dilden dile ulaştırırlar. Kral da buraya bir kilise yaptırır.</p>
<p>İnanışa göre bu mağaradaki derin tünel, Kabe&#8217;ye çıkmaktadır. Mağara günümüzde de kutsal sayılır ve girişindeki ayak izine benzer biçimlerin, Yemliha&#8217;nın ayak izi olduğuna inanılır.</p>
<p>Incekum Söylencesi: Çiftçinin biri, kıyıdaki tarlasını sürerken yanında bir adam belirir. &#8220;Aç eteğini, yum gözünü,&#8221; der. Çiftçi, denileni yapar. Adam çiftçinin eteğine bir şeyler doldurur. &#8220;Kalk denize doğru yürü, ama sakın gözünü açıp eteğindekilere ve ardına bakma,&#8221; der. Çiftçi korkuyla denize doğru yürümeye başlar. Adımını suya diye attıkça kuma basmaktadır. Üç saat böyle gider. Sonunda dayanamaz, gözünü açıp baktığında, eteğinde kum olduğunu görür. Hemen gözünü yumarsa da artık iş işten geçmiştir. Bu kez adımını kuma diye atar, denize düşüp boğulur.</p>
<p>İnanışa göre adam gözünü açıp bakma-saymış, Silifke&#8217;den Kıbrıs&#8217;a dek kumlu bir yol olacakmış.</p>
<p>Bu söylence, Ovacık ile Silifke arasında uzanan bir kumsal için de söylenir. Denizin içinde uzanan bu kum şeridine yörede Kahbedili denir.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/eshab-i-kehf-soylencesi/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/eshab-i-kehf-soylencesi/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/dakyanus/" title="Dakyanus" rel="tag">Dakyanus</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/debernus/" title="Debernuş" rel="tag">Debernuş</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/eshab-i-kehfe/" title="Eshab-ı Kehfe" rel="tag">Eshab-ı Kehfe</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/mernus/" title="Mernuş" rel="tag">Mernuş</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/sezenus/" title="Sezenuş" rel="tag">Sezenuş</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/eshab-i-kehf-soylencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülnar Söylencesi</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/gulnar-soylencesi/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/gulnar-soylencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2010 18:32:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu söylenceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anay Pazarı]]></category>
		<category><![CDATA[söylenceler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=716</guid>
		<description><![CDATA[Yörükler, yaz aylarının belirli günlerinde Anay Pazarı&#8217;nda toplanır, alışveriş eder, eğlentiler düzenlerler. Yörük beylerinden birinin Gül adlı çok güzel bir kızı, birinin Nar adlı yakışıklı bir oğlu, başka birinin de Aydın adlı bir oğlu vardır.İki delikanlı da Gül&#8217;ü görür ve sevdalanır. Ertesi yıl, ikisi birden kızı babasından istetir. Gül&#8217;ün babası, ikisi arasında bir seçim yapamaz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yörükler, yaz aylarının belirli günlerinde Anay Pazarı&#8217;nda toplanır, alışveriş eder, eğlentiler düzenlerler. Yörük beylerinden birinin Gül adlı çok güzel bir kızı, birinin Nar adlı yakışıklı bir oğlu, başka birinin de Aydın adlı bir oğlu vardır.İki delikanlı da Gül&#8217;ü görür ve sevdalanır. Ertesi yıl, ikisi birden kızı babasından istetir. Gül&#8217;ün babası, ikisi arasında bir seçim yapamaz ve &#8220;Sen Nar Bey, Hacı Bahattin Köyü&#8217;nden Gilindire&#8217;ye su getireceksin. Sen Aydın Bey, Gilindire&#8217;ye dört ayak üstüne eşsiz bir yapı kuracaksın. Kim işini önce bitirirse kız onun olacak. Yalnız tek başına çalışacaksınız,&#8221; der.<span id="more-716"></span></p>
<p>Gençler hemen işe koyulur. Nar, taşlan oyar,künkyapar,dağları deler, suya yol açar, işini bitirir. Aydın da mermerden eşi benzeri bulunmaz bir dört ayak üzerine yapıtını kurmaya hazırlanmaktadır ki Nar&#8217;ın işi bitirdiğini öğrenir. Her şeyi yüzüstü bırakır yapıtının ne olacağını da kimseye söyleyemez ve ortadan yiter. Bu nedenle Gilindire&#8217; nin bir adı da Aydıncık olur.</p>
<p>Bu arada Gül ile Nar eşsiz bir düğünle evlenir. Anay Pazarı&#8217;na da bundan böyle Gülnar denir.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/gulnar-soylencesi/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/gulnar-soylencesi/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/anadolu-soylenceleri/" title="anadolu söylenceleri" rel="tag">anadolu söylenceleri</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/anay-pazari/" title="Anay Pazarı" rel="tag">Anay Pazarı</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/soylenceler/" title="söylenceler" rel="tag">söylenceler</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/gulnar-soylencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kız Kalesi ve Gülek Söylencesi</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/kiz-kalesi-ve-gulek-soylencesi/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/kiz-kalesi-ve-gulek-soylencesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2010 18:29:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Gülek Söylencesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kız Kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kız Kalesi söylencesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=712</guid>
		<description><![CDATA[Mersin&#8217; de yaşayan krallardan biri, bir kız çocuğu olsun diye gece gündüz Tanrı&#8217;ya yakarmaktadır. Sonunda dileği yerine gelir. Kızı büyüdükçe güzelliği ve yardımseverliğiyle herkesin sevgisini kazanır.
Günlerden bir gün kente bir falcı gelir. Kral onu saraya çağırtır, kızının geleceğini öğrenmek ister. Falcı kızın eline bakınca irkilir, ama bir şey söylemez. Kral zorlayınca, &#8220;Kralım,&#8221; der, &#8220;kızınızı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mersin&#8217; de yaşayan krallardan biri, bir kız çocuğu olsun diye gece gündüz Tanrı&#8217;ya yakarmaktadır. Sonunda dileği yerine gelir. Kızı büyüdükçe güzelliği ve yardımseverliğiyle herkesin sevgisini kazanır.<span id="more-712"></span></p>
<p>Günlerden bir gün kente bir falcı gelir. Kral onu saraya çağırtır, kızının geleceğini öğrenmek ister. Falcı kızın eline bakınca irkilir, ama bir şey söylemez. Kral zorlayınca, &#8220;Kralım,&#8221; der, &#8220;kızınızı bir yılan sokacak. Bu yazgıyı hiçbir şey bozamayacak. Siz bile engel olamayacaksınız.&#8221; Kral, kızına bir şey söylemez, ama düşünmelere varır. Sonunda Mersin&#8217;e 60 km uzaklıkta kıyıya yakın küçük bir adacık üzerinde, ak taşlardan bir kale yaptırır, kızını buraya kapatır. Olan biteni bilmediğinden kızı üzülmekte, günden güne eriyip gitmektedir. Günün birinde saraydan gönderilen üzüm sepeti içinden çıkan bir yılan onu sokar ve ölür.</p>
<p>Buna benzer bir söylence de Gülek Boğazı çevresi için anlatılır. Buna göre kızının yazgısını öğrenen padişah, Gülek Boğazı yakınındaki sarp kayalara bir kale yaptırır ve kızı buraya kapatır. İçerde bunalan kız, bir gün kaleden kaçar. Akşama değin kırlarda dolaşır. Dönerken, dinlenmek için oturduğu yar kenarından bir yılan çıkar. Kaçamayacağını anlayan kız, &#8220;Tanrım beni bu yılana yem etme, şu anda taş kes,&#8221; diye yakarır; kız ve yılan taş kesilir.</p>
<p>İnanışa göre Gülek Köyü&#8217;nün kayalığa bakan yüzündeki kadın bedenini andıran kaya o kız, boğaza girmeden sol yanda görülen yılan benzeri kaya da o yılandır.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/kiz-kalesi-ve-gulek-soylencesi/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/kiz-kalesi-ve-gulek-soylencesi/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/gulek-soylencesi/" title="Gülek Söylencesi" rel="tag">Gülek Söylencesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/kiz-kalesi/" title="Kız Kalesi" rel="tag">Kız Kalesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/kiz-kalesi-soylencesi/" title="Kız Kalesi söylencesi" rel="tag">Kız Kalesi söylencesi</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/kiz-kalesi-ve-gulek-soylencesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>hatay ili</title>
		<link>http://tatilyerlerin.com/hatay-ili/</link>
		<comments>http://tatilyerlerin.com/hatay-ili/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2010 13:09:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[AMANOS DAĞLARI]]></category>
		<category><![CDATA[antakya hatay]]></category>
		<category><![CDATA[asi nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Asi Vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[hatay akdeniz bölgesi]]></category>
		<category><![CDATA[hatay antakya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://tatilyerlerin.com/?p=653</guid>
		<description><![CDATA[Hatay, Akdeniz Bölgesi&#8217;nin doğu ucunda yer alan bir sınır ilidir. Ülke toplam alanının binde 7&#8217;sini kaplayan 5.403 km2 genişlikteki il alanı, 35° 52&#8242;ve 37° 04&#8242; kuzey enlemleri ile 35° 40 ve 36° 35&#8242;doğu boylamları arasında kalmaktadır.
İl, doğudan ve güneyden Suriye; kuzeydoğudan Gaziantep&#8217;in İslâhiye ilçesi; kuzey ve kuzeybatıdan Adana&#8217;nın Osmaniye, Ceyhan ve Yumurtalık ilçeleri; batıdan ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hatay, Akdeniz Bölgesi&#8217;nin doğu ucunda yer alan bir sınır ilidir. Ülke toplam alanının binde 7&#8217;sini kaplayan 5.403 km2 genişlikteki il alanı, 35° 52&#8242;ve 37° 04&#8242; kuzey enlemleri ile 35° 40 ve 36° 35&#8242;doğu boylamları arasında kalmaktadır.</p>
<p>İl, doğudan ve güneyden Suriye; kuzeydoğudan Gaziantep&#8217;in İslâhiye ilçesi; kuzey ve kuzeybatıdan Adana&#8217;nın Osmaniye, Ceyhan ve Yumurtalık ilçeleri; batıdan ise İskenderun Körfezi&#8217;yle çevrilidir.</p>
<p>Kıyı dağları, çöküntü alanları ve kıyı ovalarından oluşan il toprakları, kuzeyden Amanus Dağları&#8217;nın uzantıları ve İslâhiye çöküntü oluğu, doğudan ve güneyden Suriye tektoniğinin fazla yüksek olmayan platoları, batıdan Akdeniz ile çevrelenmiştir.<span id="more-653"></span></p>
<p>Aşağı Asi Vadisi&#8217;nin başlangıcında kurulu olan il merkezinin denizden yüksekliği yaklaşık 80m&#8217;dir.Alanının % 46&#8217;sını dağların oluşturduğu ilde ovalar % 34&#8242;lük bir paya sahiptir.% 97&#8217;si kültüre elverişli olan Hatay topraklarının yaklaşık yarısını ekili-dikili alanlar kaplamaktadır.</p>
<h2>HATAY  YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ</h2>
<p>Yeryüzü şekilleri bakımından Hatay İli üç bölümde incelenebilir. Bunlar kıyı dağları, çöküntü alanları ve kıyı ovalarıdır.</p>
<p>Kahramanmaraş&#8217;tan başlayan Hatay çöküntü oluğu, güneye doğru önce Amik Ovası&#8217;nı, sonra Suriye&#8217;de Gob Çukurluğu&#8217; nu, Lübnan ve Antilübnan dağları arasında El-Bekaa Vadisi&#8217;ni oluşturur.</p>
<p>Akabe Körfezi&#8217;nden kuzeye doğru sokulan büyük çöküntü oluğunun kuzey ucunu oluşturan Hatay grabeni, önceleri kapalı bir havzaydı. Çöküntü oluğunun sularını toplayan Asi Irmağı, bu kapalı havzaya boşalıyordu. Asi Irmağı sonraları, Amanus Dağları ile Keldağ arasında bir yatak oluşturarak havzayı Akdeniz&#8217;le birleştirdi.</p>
<p>Hatay&#8217;da, yeryüzü şekillerinin ana çizgilerini, Doğu Toroslar oluşturur. Dış Doğu Toroslar&#8217;ın kuzey ve güney yaylan, ildeki çöküntü alanlarını çevreler. Bu dağlar, Ana Toros Kütlesi&#8217;ne koşut olarak, Kıbrıs Adsı&#8217;nda da sürer.</p>
<p>Dış Doğu Toroslar&#8217;ın kuzey yayı ile İskenderun Körfezi arasında ilin kıyı ovaları sıralanır.</p>
<p><strong>HATAY DAĞLAR</strong>: İldeki dağlar, Güneydoğu Toroslar&#8217;ın başlangıcını oluşturur. Kuzey-doğu-güneybatı doğrultusunda uzanan bu dağlar, Hatay&#8217;daki çöküntü düzlüklerini, doğudan, batıdan ve güneyden sınırlar. Toroslar&#8217;ın uzantılarını oluşturan dağlar, ilin güneyinde Suriye tektoniğinin anasırlarıyla iç içe girer.</p>
<p><strong>AMANOS DAĞLARI (NUR DAĞLARI)</strong>: Maraş&#8217;ın güneyinde, Ceyhan Irmağı&#8217; nın çizdiği geniş yayın içinden başlayan Amanus Dağlan, güneybatı yönünde kıyıya koşut olarak uzanır. Bu dağ sırası, Amik Ovası ile kıyı ovalan arasında, düzenli bir sıra oluşturur ve Samandağ&#8217;ın kuzeyinde son bulur. Güneydoğu Toroslar&#8217;ın Anadolu&#8217; daki başlangıcını oluşturan Amanus Dağları kıyıdan 75 km uzaklıktaki, Kıbrıs Adası&#8217; nda da sürer. Adadaki çukur alanları kuzeyden sınırlar.</p>
<p>III. Zaman&#8217;ın ikinci yarısında kıvrılarak yükselen ve sonraları aşınmalarla dikleşen Amanus Dağları&#8217;nın en yüksek yeri, Dörtyol llçesi&#8217;nin doğusunda kalan 2.240 metre yükseltili Mığır Tepe&#8217;dir (Bozdağ). Burası aynı zamanda, Hatay lli&#8217;nin de en yüksek noktasıdır. Amanus Dağları üzerindeki öbür yüksek tepeler, 1.735 metre yüseltili Kızıldağ, 1.700 metre yükseltili İkiztepe ve 1.382 metre yükseltili Karlık Tepe&#8217; dir.</p>
<p>Amanus Dağları, İskenderun Körfezi kıyı kuşağından sonra, birden yükselir. Dağ sırası ile kıyı arasında, kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda bir şerit halinde uzanan kıyı ovaları yer alır. Kıyı ovalarının en önemlileri, Dörtyol, Payas, Erzin, İskenderun ve Arsuz ovalandır. Amanus Dağları&#8217; nın uzunluğu, yaklaşık 175 km&#8217;dir. Genişliği ise 15-30 km arasında değişmektedir. Bu dağlar, yüksek ve dik olduğundan güç geçit verir. En önemli geçit, Elmadağ üzerindeki 660 metre yükseltili Belen Geçidi&#8217;dir.</p>
<p>Kıyı ovalarından sonra hemen yükselen Amanus Dağlan&#8217;nın düşük yükseltili vadi boylarında, kara kavak (populus nigra) ve çınar ağaçlarından oluşan ormanlara rastlanır. Kıyıdan 800 metre yükselti kuşağına dek Akdeniz bitki örtüsünün tipik örnekleri olan makilikler geniş alanları kaplar. Maki türleri arasında mersin, defne, kekik ve lavanta çiçeği başta gelir. 800 metre ile 1.200 metre arasında, meşe ve kayın gibi yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar vardır. Kayın ve meşe ormanları arasında, tek tek ya d ı gruplar halinde, kızılcık, tespih, karakavak ve çınar ağaçlan ile ardıç gibi ibreli ağaçlar bulunur. 1.200 metrenin üzerinde ise ibrelilerden kızılcam, karaçam ve sedir ağaçları yoğundur.</p>
<p><strong>KELDAĞ</strong>: Hatay çöküntü alanının güneyini kuşatan Keldağ, Yayladağı ve Altınözü ilçeleri arasını bütünüyle kaplar. Keldağ, Güneydoğu Toroslar&#8217;ın güney ucunun il sınırları içindeki belirginleşmiş kesimidir. En yüksek noktası, Yayladağı İlçesi&#8217; nin kuzeybatısındaki 1.730 metre yükseltili Akra Dağı&#8217;dır. Keldağ&#8217;ın Merkez llçe&#8217;ye ioğru uzanan bölümü, 440 metre yükseltili Habib Neccar Dağı&#8217;nı oluşturur. Keldağ&#8217;ın arta kesimi 1.235 m yükseltili Ziyaret Dağıdır.</p>
<p>Keldağ&#8217;ın, Akdeniz&#8217;e bakan yamaçlarında, yaklaşık 900 metre yükseltiye değin olan ituşak, maki türlerinden mersin, defne ve kekiklerle örtülüdür. 900 metreden sonra, fıstıkçamı, meşe ve kayın ormanları başlar.</p>
<p><strong>PLATOLAR, YAYLALAR</strong>: Hatay&#8217;da plato alanları, ilin 1/5&#8242;ini kaplamaktadır. Platolar, III. Zaman&#8217;in ikinci yarısından kıvrılarak yükselen ve sonraları aşınmalara uğrayan Amanus Dağları&#8217;nın eteklerinde oluşmuştur. Düz basamaklar şeklinde 800-1.000 metre yükselti kuşağında yer alan platolar üzerinde, yaz-kış kullanılan yaylalık alanlar bulunmaktadır. Bunların en önemlileri Belen, Atik, Zorkun ve Soğukoluk yaylalarıdır.</p>
<p>Keldağ&#8217;ın, Asi oluğuna bakan yamaçlarında, genç fayların oluşturduğu dik basamaklar vardır. Bu basamakların üzerinde, yaklaşık 350-400 metre yükselti kuşağında, geniş platolar yer alır. Keldağ&#8217;ın doğu uzanan da, yükselti yitirerek plato düzlüklerine dönüşür. Bu düzlükler, Asi Vadisi&#8217;ne dek sürer. İlin güneyini kaplayan bu plato düzlükleri, bitki örtüsü bakımından fazla zengin değildir. Genellikle orman örtüsünden yoksun olan bu yöreler, Akdeniz iklimine özgü makiler ve otlarla kaplıdır. Zengin çayırlarla kaplı olan yaylalık kesimlerin, il hayvancılığının gelişmesinde önemli katkıları vardır.</p>
<p><strong>AKARSULAR</strong>: Hatay İli, Amanus Dağlan&#8217;nın batı yamaçlarından kaynaklanan ve doğrudan İskenderun Körfezi&#8217;ne dökülen küçük çay ve derelerin su toplama alanları dışta bırakılacak olursa, bütünüyle Asi Havzası içinde kalır.</p>
<p><strong>ASİ HAVZASI</strong>: Lübnan Dağları&#8217;yla Antilübnan Dağları arasında kalan ElBekaa Vadisi&#8217;nden başlayan havza, kuzeyde Suriye topraklarını geçer ve Türkiye sınırları içinde sürer. Asi Havzası&#8217;nın, ülke sınırları içinde kalan kesimi, Hatay lli&#8217;nin tümü ile Gaziantep lli&#8217;nin bir bölümünü kapsar. Asi Irmağı&#8217;nın taban kesimi ile bu akarsuyun kollarından Afrin ve Karasu çaylarının Hatay ve Gaziantep illerindeki su toplama alanı 7.796 km2&#8242;ye ulaşmaktadır. Havzanın yıllık su hacmi ortalama 1,5 milyar m3 dolayındadır. Çoğunluğu Hatay il topraklarında kalmak üzere, bu havzada yaklaşık 442.000 hektar ovalık alan vardır. Ovaların 165.000 hektarı sulanabilir nitelikte olup, bunun 143.000 hektarı Hatay il sınırları içindedir.</p>
<p>Havzanın en önemli akarsuyu Asi Irmağı&#8217;dır. Asi&#8217;nin kolları olan Afrin ve Karasu, havzayı kuzeyde Gaziantep il topraklarına doğru genişletir.</p>
<p>Asi Havzası&#8217;nın ülke sınırları içinde kalan bölümünde, Akdeniz iklimi egemendir. Yağışlar daha çok bahar ve kış aylarında düşmektedir. Bu nedenle, Karasu ve Afrin çayları bahar ve kış aylarında kabarmakta, yaz aylarında ise suları azalmakta dır. Buna karşılık, güneyden-kuzeye, susuz Suriye Çölü&#8217;nü geçen Asi Irmağı, Lübnan ve Antilübnan dağlarının yağışlı kuşağından kaynaklandığından yaz-kış suyu boldur.</p>
<p><strong>Asi Irmağı</strong>: Hatay lli&#8217;nin en büyük ırmağı Asi&#8217;dir. Kaynağını Lübnan ve Antilübnan dağları arasında kalan El-Bekaa Vadisi&#8217;nin, Lübnan Dağlan&#8217;na dönük yamaçlarından alır. Suriye topraklarını geçtikten sonra, Etun yöresinde Türkiye&#8217;ye girer. Yaklaşık 30 km Türkiye-Suriye sınırını oluşturacak şekilde aktıktan sonra batıya döner. Kavşit yakınlarında, bugün hemen hemen tümü kurutulmuş olan Amik Gölü&#8217;nün ayağı, Küçük Asi ile birleşir. Kavşit&#8217;ten sonra güneybatı doğrultusunda akan Asi Irmağı, yaklaşık 40. km&#8217;de Samandağ&#8217;a ulaşır ve bir delta oluşturarak Akdeniz&#8217;e dökülür.</p>
<p>Toplam uzunluğu 380 km olan Asi Irmağı&#8217;nın, il sınırlan içindeki uzunluğu 94 km dolayındadır. Asi Irmağı&#8217;na, Afrin Çayı ve Karasu&#8217;nun birleşmesiyle oluşan Küçük Asi&#8217;den başka, Hatay topraklarında doğan kimi küçük dere ve çaylar da karışır. Bunlar arasında 25 km uzunluğundaki Büyük Karaçay, 19 km uzunluğundaki Küçük Karaçay ve 12 km uzunluğundaki Hüseyinli Deresi ile Kavaslı ve Defne suları sayılabilir.</p>
<p>Su toplama alanı 21.500 km2&#8242;ye yaklaşan Asi Irmağı&#8217;nın, akıttığı ortalama su miktarı Demirköprü&#8217;de, 4,13 m3/sn, Antakya&#8217;da ise 5,04 m3/sn&#8217;dir.</p>
<p><strong>Karasu</strong>: Kahramanmaraş lli&#8217;ndeki Akçadağ ve Kartaldağ eteklerinden doğan Karasu, çeşitli küçük derelerle birleşip, Emen Ovası&#8217;nın ortasındaki Karagöl&#8217;e (Emen Gölü&#8217;ne) dökülür. Göl bataklığından çıkan ayak, doğudan Katranlı Deresi&#8217;ni alıp, Karadere adıyla güneye doğru akar. İslâhiye ve Yoğungöz dereleriyle birleştikten sonra Altıntop Ovası&#8217;na girer. Tahtaköprü Gümrük Karakolu&#8217;ndan sonra Türkiye-Suriye sınırını oluşturacak şekilde akar. Çatalyurt yöresinde Hassa ilçe sınırlarına girer. Kamışlar Köyü&#8217;nde, kuzeyden gelen Hupnik Çayı ile birleşip, bugün kurutulmuş durumunda olan Amik Gölü&#8217;nün yatağında, Afrin Çayı ile birleşir. Uzunluğu 116 km olan Karasu&#8217;nun, su toplama alanı 1.844 km2&#8242;ye ulaşmaktadır. Saniyede akıttığı su miktarı ortalama 1.650 litre&#8217;dir.</p>
<p><strong>Afrin Çayı</strong>: Asi&#8217;den sonra, uzunluk bakımından ikinci büyük akarsudur. Yaklaşık 160 km&#8217;ye ulaşan Afrin Çayı, Gaziantep&#8217;teki Sof Dağlan&#8217;ndan kaynaklanır, önce güneye doğru akar ve Suriye topraklarına girer. Reyhanlı tlçesi&#8217;nin kuzeyinde Hatay il alanına girer ve kurutulan Amik Gölü&#8217;nün yatağında Karasu ile birleşir. Su toplama alanı 2.812 km2&#8242;ye ulaşan Afrin Çayı&#8217;nın saniyede akıttığı su miktarı 644 litredir. Havzası kurak kuşak içersinde yer aldığından, yaz aylarında suyu iyice azalır.</p>
<p>Bu akarsuların dışında ilde eskiden Amik Gölü&#8217;ne dökülen, bugün göl kurutulduğu için Karasu&#8217;ya, Afrin Çayı&#8217;na ya da Afrin ve Karasu&#8217;nun birleşmesiyle oluşan Küçük Asi&#8217;ye katılan çok sayıda dere ve çay vardır. Bunlar arasında, Muratpaşa, Delibekirli, Topboğazı, Bakras, Karalı, Bedirge ve Harim dereleri ile Sarısu ve Kızılsu çayları sayılabilir.</p>
<p>Ayrıca Hatay&#8217;da, Amanus Dağları&#8217;nın batı yamaçlarından çıkan, küçük havzalı kimi akarsular da bulunmaktadır. Amanus Dağlan&#8217;ndan doğup Akdeniz&#8217;e dökülen bu akarsuların başlıcaları; Deliçay, Mersin Çayı, Arsuz ve Gülcihan çaylarıyla, Burnaz Suyu&#8217;dur.</p>
<p><strong>HATAY GÖLLER</strong>: Hatay&#8217;da, bugün önemli ve büyük göl yoktur. Geçmişte ilin en büyük gölünü Amik Gölü oluşturuyordu. Pliyosen sonlarında ortaya çıkan Amik Gölü, Hatay çöküntü alanının. ortasında yer alıyordu. Kuvaternerde, burası bir kapalı havzaydı ve bugünkü Amik Ovası da göl durumunda idi. Daha sonra göl, Asi Vadisi&#8217;nden Akdeniz&#8217;e boşalarak küçülmüştür. Göl alanının daralmasında ayrıca Asi, Karasu ve Afrin çayları gibi akarsuların taşıdığı alüvyonların da etkisi olmuştur. Kurutulmadan önce Amik Gölü 16 km uzunluğunda ve 10 km genişliğinde idi. Deniz düzeyinden yüksekliği yaklaşık 80 metre olan gölün, batısından çıkan ve Asi Irmağı ile birleşen bir de ayağı vardı.</p>
<p>Amik Gölü&#8217;nün kurutulmasına 1950&#8242;lerin ortalarında Devlet Su İşleri&#8217;nce başlanmıştır. Kurutma çalışmaları 1980&#8242;lerin başında bitirilmiş ve su altındaki topraklar tarıma açılmıştır.Hatay&#8217;da büyük göl yoktur. Ancak, iç ve dış turizm açısından değeri olan küçük göller vardır. Bunlar, büyüklük sırasına göre Bağlama, Gölbaşı ve Yenişehir gölleridir.</p>
<p><strong>HATAY BARAJ GÖLLERİ</strong>: Hatay&#8217;da, Amik Ovası&#8217;ndaki akarsular, derin olmadığı için, bunlardan Asi Irmağı, Karasu ve Afrin Çayı, geniş sulama olanakları yaratır. Ana sulama kanallarının büyük bir bölümü, doğrudan akarsulara bağlıdır. Bu nedenlerden, Hatay&#8217;da sulama amaçlı baraj gölü yapımına pek gerek duyulamamıştır.</p>
<p>Tahtaköprü Barajı: Yapımına 1968&#8242;de başlanan bu baraj, Karasu üzerinde kurulmuştur. 1970&#8242;lerde bitirilen baraj, 47 metre yüksekliğinde ve toprak dolgu tipindedir. Sulama amaçlı olarak yapılan barajın göl hacmi yaklaşık 200 milyon m3&#8242;tür. Tahtaköprü Barajı&#8217;ndan 20.000 hektar dolayında tarım alanının sulanmasında yararlanılmaktadır.</p>
<p>DENİZLER: Akdeniz&#8217;in kuzeydoğu uzantısı olan İskenderun Körfezi, Hatay&#8217;ın batısını Güvercinkaya&#8217;dan başlayarak Yeşilkent&#8217;e dek kuşatır. Körfez ilde yaklaşık 152 km&#8217;lik bir kıyı oluşturur. Akdeniz&#8217;in bu kesimlerinde tuzluluk oranı, binde 38-39, ortalama sıcaklık ise 22,2°C&#8217;dir . Yöredeki doğal plajlar, ülke turizmi açısından son derece önemlidir.</p>
<p><strong>HATAY VADİLER VE OVALAR</strong>: Asi Havzası&#8217;nda, asıl Asi Vadisi&#8217;nin yanı sıra Asi Irmağı ile birleşen Karasu ve Afrin çaylarının oluşturduğu vadiler vardır. Ayrıca, Asi Havzası dışında kalan ve Amanus Dağları&#8217;nın, batı yamaçlarından çıkıp, doğrudan Akdeniz&#8217;e dökülen küçük dere ve çayların oluşturduğu çok sayıda küçük vadi bulunmaktadır.</p>
<p><strong>ASİ VADİSİ</strong>: Asi Vadisi, Lübnan Dağları&#8217;nın doğu yamaçlarından başlar ve Lübnan Dağları ile Antilübnan Dağları arasında, geniş El-Bekaa Vadisi&#8217;ni oluşturur. Sonra kuzeydoğu yönünde uzanarak Suriye topraklarına girer. Hama&#8217;yi geçtikten sonra batıya döner, Ansariya Dağları&#8217;nın doğu ucunda vadi tabanı genişler ve kuzeye döner. Yer yer geniş düzlükler ve bataklıklar oluşturan vadi tabanı, Hatay il sınırları yakınlarında yeniden daralır. Etun yöresinden Türkiye&#8217;ye giren Asi Vadisi, yaklaşık 30 km Suriye ile sınır oluşturacak şekilde uzanır. Burada vadi, Keldağ&#8217;ın doğu uzantılarını oluşturan platoların ortasından kuzeye doğru sokulan, dar ve derin bir oluk biçimindedir. Asi Vadisi&#8217;nin tabanı, Hatay il topraklarında kuzeybatıya dönüş noktasında birden genişler. Asi Irmağı, Amanus Dağlan ile Keldağ arasında bir vadi açarak Akdeniz&#8217;e akmadan önce, yöre bir kapalı havzaydı. Asi Irmağı ve kollarının taşıdığı bütün maddeler, bu kapalı havza yakınında yığıldı. Böylece zamanla, Asi Vadisi ile öbür vadilerin tabanları birleşti ve çok geniş düzlükler oluştu. Asi, Karasu ve Afrin vadilerinin dolması ve birleşmesi ile ortaya çıkan bu çok geniş düzlüklerde, Amik Ovası oluşmuştur.</p>
<p><strong>KARASU VADİSİ</strong>: Karasu Vadisi iki kol halinde başlar. Asıl Karasu&#8217;yu oluşturan birinci kol, Gaziantep-Kahramanmaraş sınırını oluşturacak şekilde kuzeye doğru sokulan Amanus Dağları&#8217;nın doğu yamaçlarından başlar. Güneydoğu yönünde uzanarak,İslâhiye çöküntü alanına girer ve tabanı genişler. Bu geniş taban üzerinde İslâhiye Ovası yer almaktadır. Daha sonra, Hatay lli&#8217;ne girer. Yaklaşık 20 km Suriye ile sınır oluşturacak şekilde güneye uzanır, ti sınırları içinde, güneybatıya dönmeye başladığı yerde tabanı hızla genişler. İslâhiye&#8217; nin güneybatısındaki dağların doğu yamaçlarından Hatay&#8217;a girince, tabanı genişleyen Hupnik Vadisi ile birleşir. Hupnik Vadisi ile birleşen Karasu Vadisi, bugün kurutulmuş durumdaki Amik Gölü&#8217;nün yatağında da Afrin Vadisi&#8217;yle birleşerek asıl Asi Vadisi&#8217; ne ulaşır. Karasu Vadisi&#8217;nin geniş düzlüklerinde, Amik Ovası&#8217;nın bir bölümü yer alır. AFRİN VADİSİ: Gaziantep&#8217;in Sof Dağları&#8217;ndan başlayan Afrin Vadisi, güneye doğru uzanarak Kilis&#8217;in batısından Suriye topraklarına girer. Suriye&#8217;de, güneybatı doğrultusunda geniş bir yay çizer ve Reyhanlı&#8217;nın kuzeydoğusunda yeniden Türkiye&#8217; ye girer. Afrin Vadisi&#8217;nin tabanı Reyhanlı yöresinde birden genişler. Kurutulan Amik Gölü&#8217;nün yatağında Karasu Vadisi&#8217;yle birleşerek asıl Asi Vadisi&#8217;ne ulaşır. Vadinin, geniş düzlükleri, Amik Ovası&#8217;nın bir bölümünü oluşturur.</p>
<p><strong>Amik Ovası</strong>: Hatay il topraklarının orta kesiminde, Asi, Karasu ve Afrin vadi tabanlarının dolmasıyla ortaya çıkan geniş düzlüklerde Amik Ovası oluşmuştur. Denizden yüksekliği yaklaşık 82 metre olan, Amik Ovası&#8217;nın batısını, Amanus Dağları çevirir. Kuzeyden Karasu Vadisi, doğudan Afrin Vadisi, güneyden de Asi Vadisi ve Keldağı masifinin çıkıntılarınca çevrelenmiştir.</p>
<p>Alanı 900 km2&#8242;yi aşan Amik Ovası&#8217;nın bir bölümü, Amik Gölü ve bataklıklarla kaplıydı. 1960&#8242;larda alanları 220 km2&#8242;yi bulan bataklıkların ve 90 km2&#8242;yi bulan Amik Gölü&#8217;nün suları, asıl Asi Vadisi&#8217;ne akıtılarak kurutulmayabaşlanmıştır.1980&#8242;lerin başında bataklıklar ve göl kurutulmuş, su altındaki topraklar tarıma açılmıştır.Bugün Amik Ovası&#8217;nda 50 km2&#8242;yi bulan, ırmak yatakları ve verimsiz tepelerden oluşan tarıma elverişsiz bir alan varsa da bunun dışındaki topraklar tarıma elverişli durumdadır.</p>
<p>Amik Ovası&#8217;ndaki başlıca engebeler, alçak dağlar ve platolarla, ovanın ortalarına doğru sokulan küçük tepeler ve çıkıntılardır, ayrıca, akarsu yatakları girintili-çıkıntılı alanlar yaratmıştır. Amik Ovası&#8217;nda güneyindeki küçük kabarıklıklar dışında, dağ ve tepeye rastlanmaz. Yalnızca, kuzeyde Kırıkhan yöresinde sıralar halinde uzanan bazalt tepeleri vardır.</p>
<p>Amik Ovası, Aşağı Asi Vadisi ile Akdeniz&#8217;e açıldığından ovada Akdeniz ikliminin özellikleri görülür. Yazlar sıcak, kışlar ılık geçmektedir. Yıllık yağış ortalaması, ovanın kuzey ve batısında 600-800 mm, doğu kesiminde ise 400-600 mm arasında değişmektedir. Yağışlar daha çok, kış ve bahar aylarında düşer. Yıllık donlu gün sayısı 7-10 arasında değişen Amik Ovası&#8217;nda bitkilenme dönemi 350 günün üzerindedir. Amik Ovası&#8217;nda, bitki gelişimi için tehlikeli kabul edilen haziran-ağustos döneminde ortalama yağış son derece düşük olmakta ve 50 mm&#8217;yi geçmemektedir. Mayıs sonlarından başlayarak topraktaki su oranı azalmakta ve tarım ürünlerinin köklenme derinliklerinde şiddetli su noksanlığı ortaya çıkmaktadır. Ovada, sulama suyu gereksiniminin yalnızca küçük bir bölümü doğal yağışlarla karşılanmaktadır. İlde sulu tarım yapılan 75.000 hektar dolayındaki alanın çok büyük bir bölümü Amik Ovası&#8217;ndadır.</p>
<p>Amik Ovası, kil, kireçli balçık ve kumdan oluşan, yaklaşık 60 metre kalınlıkta, bir alüvyal toprak tabakası ile örtülüdür. Üç yönden gelen akarsuların getirdiği alüvyonların toplanmasıyla oluşan bu çok verimli ovada bütün ürünler yetiştirilebilir. Buğday, arpa, nohut, mercimek, pirinç, pamuk ve şeker pancarı ekimi yapılmaktadır.</p>
<p><strong>ASİ HAVZASI DIŞINDAKİ VADİLER</strong>: 11 sınırları içindeki Deliçay, Mersin Çayı, Burnaz Suyu, Gülcihan Çayı ve Ulu-çınar Çayı vadileri Asi Havzası dışında kalan ve Amanus Dağlan&#8217;nın batı yamaçlarından çıkarak, doğrudan Akdeniz&#8217;e dökülen kısa akarsuların oluşturduğu vadilerdir. Yeşilkent&#8217;te başlayıp, Güvercinkaya&#8217;ya dek uzanan, yaklaşık 152 km&#8217;lik kıyı kuşağında, doğu-batı doğrultulu pek çok vadi vardır. Bu vadilerin aşağı yukarı tümünün tabanları, yükseltinin iyice düştüğü kıyı kuşağı yakınlarında genişler ve birbiriyle birleşir. Böylece, İskenderun Körfezi kıyılarına koşut uzanan kıyı ovaları oluşur. Vadilerin en önemlileri, Deliçay ve Uluçınar vadileridir.</p>
<p>Amanus Dağlan&#8217;nın, kuzey kesimini oluşturan Bozdağ&#8217;ın batı yamaçlarından başlayan Deliçay Vadisi, önce batı yönünde uzanır, sonra güneybatıya döner, tabanı genişler. Vadinin, genişleyen tabanı üzerinde Dörtyol Ovası yer almaktadır.</p>
<p>Uluçınar Vadisi, Güney Amanus Dağlan&#8217;nın denize bakan yamaçlarından başlar, batı yönünde uzanarak sahil kuşağına ulaşır. Bu kesimde vadi tabanı genişler. Bu taban üzerinde Arsuz Ovası yer alır.</p>
<p><strong>Dörtyol ve Arsuz Ovaları</strong>: Bunlar, Hatay kıyı ovalarının, en önemlileridir. Fazla büyük olmayan, denize koşut olarak, şerit şeklinde uzanan bu ovalar, alüvyal topraklarla kaplı verimli düzlüklerdir. Akdeniz iklimi egemen olan bu kıyı düzlüklerinde, yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. Yörede bitkilenme dönemi 360 günün üzerindedir ve özellikle turfanda sebzecilik yoğundur. Bu iki ovanın dışında Payas, İskenderun ve Erzin ovaları da benzer nitelikte, önemli kıyı ovalandır.</p>
<p><strong>HATAY JEOLOJİK YAPISI</strong></p>
<p>Hatay il topraklarının ana çatısını Keldağ ile Amanus dağları oluşturur. Bu iki dağ sırası arasında, Hatay çöküntü alanı uzanır. Bu arazinin jeolojik yapısını peridotit, serpantin ve gabro gibi yeşil kütleler oluşturur. Bunlar, özellikle Keldağ&#8217;da ve Amanus Dağlan&#8217;nda geniş alanlar kaplar.</p>
<p>Amik Ovası ile Aşağı Asi oluğunun, kuzeybatı kenarını kesintisiz sınırlayan Amanus Dağları (Amanus-Elmadağ-Gavur Dağı sırası) düzgün bir sıradır. Bu sıranın temeli paleozoik kütleleri ile serpantinlerden oluşmaktadır. Bu dağların üst örtüsü de yine, aynı zamanlı kalkerlerle kaplıdır.</p>
<p>Asi oluğunun , güney kenarını oluşturan Keldağ sırası, Amanus Dağlan&#8217;nda olduğu gibi, temelde serpantinlerden oluşmaktadır. Üstte ise, kretase kalkerleri egemendir. Dağ sırasının kuzeybatıya bakan yamaçlarında, genç fayların etkisiyle ortaya çıkmış dik basamaklar vardır.</p>
<p>Amanus Dağları ile Keldağ sırası arasında yer alan Hatay çöküntü alanı pliyosen sonlarında oluşmuştur. Çöküntü alanının il merkezi ile Akdeniz arasında kalan bölümü, pliyosende oluşmuş denizel marn, kum, kumtaşı ve küçük taneli konglomeralarla kaplıdır. Bu aşınmaya karşı dayanıksız serilerin altında, genellikle üst kretase kalkerleriyle serpantinler bulunur. Denizel ve neojen serilerinin kimi özelliklerinden ve yapılarından, Aşağı Asi oluğunun miyosen sonlarında oluşmaya başladığı ve pliyosende, bugünküne yakın biçimini aldığı anlaşılmaktadır.</p>
<p class="facebook"><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/hatay-ili/" target="_blank"><img src="http://tatilyerlerin.com/wp-content/plugins/add-to-facebook-plugin/facebook_share_icon.gif" alt="Facebook ta Paylas" title="Facebook ta Paylas" /></a><a href="http://www.facebook.com/share.php?u=http://tatilyerlerin.com/hatay-ili/" target="_blank" title="Facebook ta Paylas">Facebook ta Paylas</a></p>
	Tags: <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/amanos-daglari/" title="AMANOS DAĞLARI" rel="tag">AMANOS DAĞLARI</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/antakya-hatay/" title="antakya hatay" rel="tag">antakya hatay</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/asi-nehri/" title="asi nehri" rel="tag">asi nehri</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/asi-vadisi/" title="Asi Vadisi" rel="tag">Asi Vadisi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/hatay-akdeniz-bolgesi/" title="hatay akdeniz bölgesi" rel="tag">hatay akdeniz bölgesi</a>, <a href="http://tatilyerlerin.com/tag/hatay-antakya/" title="hatay antakya" rel="tag">hatay antakya</a><br />
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://tatilyerlerin.com/hatay-ili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
